17 Ekim 2011 Pazartesi

TETOVA KALKANDELEN ALEVİ/SUNNİ





Tetova Kalkandelen
2011 yılındaki Balkan gezim sırasında en çok dikkati çeken konu bu bölgedeki siyasi ve dini karışıklıktı. Aslında baştanbaşa Balkanlar turunun düzenlenme amacı da budur. Buradaki etnik fatrklılığı görmek. Bütün geziyi bitirdikten sonra Üsküp kökenli bir arkadaşımın bana ilettiği Karl Marx’ ın tespitinin ne kadar yerinde olduğunu kavradım. Marx Balkanlar için “etnik çöplük“ demiştir. Anlaşmazlık yaşayan ırklar, dinler ve hatta mezhepler gördüm. Fakat karış karış her toprağında hepsinin yaşandığına ilk defa şahit oldum.
Makedonya Tetova’ da ( Kalkandelen ) bir dini yapıyı (cami veya cem evi kasıtlı olarak demiyorum ) ziyarete gittim. Gezim Tayip Erdoğan' ın ziyaretinden birgün sonraya denk gelmişti. Mekan bir kompleks halinde, önce büyük bir ana giriş ve sonrasında bahçe şeklinde meydan ve bunları çevreleyen binalar. Tur rehberimizin burayı cami diye nitelendirmesiyle kıyamet koptu. Bektaşi dedesi sinirli bir biçimde burası cami değil diyerek rehberemize çıkıştı: Bak bakalım buranın minaresi var mı... 
Hep beraber aynı alandaki ikinci ibadethaneyi de ziyaret ettik. Sunni, Türkçe bilen bir şahıs dededen şikayet ederek: Bunlar ne yapıyor! Dün Erdoğan geldiğinde de peygamberimizin posterini açtılar! Biz de hemen kaldırdık, dinimizde resim olmaz ki... Müslümanların ibadethanesi camidir. Bak oraya (diğer yapıyı işaret ederek) namaz kılmak için bir yer var mı?  Her yer poster dolu diyerek şikayetini dile getirdi. Konuşmanın ardından çıkışa doğru yönelirken (alanın mimarisi gereği tekrar dedenin önünden geçmek zorundasınız) dede herkesi çay içmeye davet etti , ben de sizi dinleyim diyerek herkesi içeri aldı. Fakat ilginç bir sahne vardı girişte. Hz Ali'nin resmi, Arnavutluk, Makedonya, Abd, Türkiye ve İslamı temsil eden yeşil bir bayrak... Dedenin tepkisi şu yönde: Biz buraya çok eskiden geldik, hatta Osmanlı’ dan da önce geldik. Bizim dedelerimiz 15. yy da Balkanlar’ da İslamiyeti yaydı. Tarihi açıdan da doğrudur. Bektaşiler zamanında misyoner görevi yapmıştır. Ama bugünlerde gelip bizim meydanımızı ibabedethane yaptılar ve minaresi yok, minarresiz cami olur mu? İki tarafı dinleyen biri olarak tamamen arada kaldık. Misafirlerden biri orada neden Abd bayrağı var diye ilettiğinde bakın Türkiye bayrağı da var diye cevapla karşılaştık. Sırplar burayı bombalarken Abd bize yardım etti, tabi Türkiye de etti diyerek açıklamada bulundu. Bu cevaptan sonra ben de Gostiva da gördüğüm Abd bayrakları ile dolu Obama Cafe’ nin neden Obama Cafe olduğunu kavradım. Son olarak da: Biz Hz. Hüseyin'in resmini astık. Dün geldiler yırtılar diye belirttiğinde bu bölgenin neden böyle olduğunu ve neden düzelmesinin ütoptya olduğunu gördüm.
Kim dost kim düşman anlayamadım. İşin açıkçası tartışmanın sebebini kavrayamadım. hiçbir zaman da anlayabileceğimi sanmıyorum. Balkanlarda barış sözcüğünün hayal olduğuna kanaat getirdim. Müslüman Bosnalılar ile Hristiyan Sırplar’ ın barışma ihtimalini düşünürken aynı ırk ve aynı dine mensup, komşu iki kişinin amaçsız tatrışması bu savaşın hiç bitmeyeceğini açık bir şekilde göstermektedir.
Abd, Arnavutluk, Makedeonya, Türkiye bayrakları



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder