9 Ekim 2011 Pazar

White Hart Lane' de Bir, Tottenham' da Bin Türk


İngiltere de gideceğim ilk maç Tottenham-Wigan maçıydı. İlk defa gitmenin vermiş olduğu heyecanla pahalı biletleri tercih ettim ve İnönü için numaralı alt diyeceğimiz bölgeden biletimi internet üzerinden aldım. Tabi Türkiye' den bir farkı internet üzerinden alıyorsun daha sonra bileti eve postalıyorlar. Aynı zamanda sadece resmi takım sitelerinden bileti alabiliyorsun. Zaten Manu, Chelsea, Arsenal gibi takımların çoğunluğu kombine olduğundan maçlar için bilet çıkmıyor. Özellikle büyük maçlardan önce.

Tottenham da Türk dükkanları




Tottenham da tanıdığım tek futbolcu Berbatov' du. O da o sıralar kadroda yoktu, çünkü Manu' ya imza atmak üzereydi. Zaten bir Beşiktaşlı olarak Berbatov çektiklerimiz hala aklımda! Bir de sonradan tanışacağım Dos Santos da yedeklerdeydi. Barcelona' dan geldiğini biliyordum, Genç olduğunu biliyordum ama yedekti zaten,1-2 metre önümde ısınıyordu.

Yeni transfer David Bentley dikkatimi çekmişti. Ama yürüyerek top oynuyordu. Stadın ve maçın kahramanı kaptan Ledley King di. Defansın göbeğinde oynadı. Takım güçsüzdü ve kaybetti. Hayran olduğum Crouch da takımda yoktu.
Ama maçtan ziyade aklımda kalanlar stad çevresi ve içiydi.ilk olarak her statta olduğu gibi içerde bira içmek serbesti(tribün kısmı hariç) fish-chips and beer ... Ayrıca önemli nokta stad dışıydı. Fotoğraflar olmasa inanmazsınız ama her yer Türklere ait dükkanla dolu. Mehmet’s hair dresser, mantı açan kadınlar,teflon tava Londra bayi, Ahmet in marketi, abartısızJ)) Stadın karşısında cam vitrinde mantı açan teyze gördüm. Dönerci tabiki olmazsa olmazımız. Bir de maçtan önce arkadaşımın bana  :Maçtan sonra geç kalma, kapkaççılar var orda demesi bence kararmadan dön demesi? No comment! İlk giderken ben de çekindim ,heralde zenciler falan yolumu keser dedim ama bir baktım bizim ahmet mehmet abi:) Sonradan başka biriyle daha tanıştım restuarantta, çek senet işleri yapıyorlar Londra' da. Kendilerine Tottenham Boys derler. Biraz traji komik oldu ama restuarantta çalışırken alıştım bunlara, Londra' dan dürüm getirmeler, kuyumcular, kahve bildiğin Türk Caddesi olmuş. Onun için her İngiletere' den geleni ingiltere' den geldi sanmayın bazıları küçük Türkiye' den hatta kahvelerinden dışraı çıkmıyorlar. Yes –no...

Maça ilk girerken yalnız olacağımı tek Türk' ün ben olacağımı sanmıştım, ama bin Türk varmış! Tottenham' a gelince çok zayıftı o sene ,keyifsiz bir maç oldu ama ne olursun premier lig havası solumak bir başkaydı . Gol olduğunda yeahhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhh sesi herşeye bedeldi...

 

 


White Hart Line


 




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder