4 Eylül 2012 Salı

Yabancılara Yabancılaşma



Türkiye' de günümüzde dahi yabancılara düşman gözüyle bakma devam ediyor. Bunun tarihte haklı/haksız sebepleri olabilir. Bizlerin bunlardan kurtulması gerekiyor. Bu durum Türkiye' de yaşayan hiçbir kesime uygun olmamasına rağmen  azalarak da olsa devam ediyor.

Diğer ülke vatandaşlarıyla dost olarak  devam etmemiz için geçmişe sünger çekmeliyiz. Klişe bir laf gibi gelebilir. Tarihte hükümetler düşman olmuştur, halklar asla düşman olmaz. Kişisel problemleri ırklara, dinlere ayırmaya gerek yok. Sizin borcunuz ödemeyen bir kişi bir dine mensup olduğu için veya bir ırka dahil olduğu için o borcu ödememezlik yapmıyor. Kişi, o kişi olduğu için o borcu ödemiyor. Genelleştirmeler  sadece sorunları yanlış muhataplara yönlendirir ve yeni sorunlara yol açar.

Tarihçiler geçmişin günümüz için yol göstereceği üzernde dururlar. fakat burdan yola çıkarak  önyargılı olun mesajı vermezler. Objektif tarihçiler asla bizleri üstün ırk Osmanlı' yı üstün Devlet göstermez. Hoşgörü politakası palavradır. devlet arası hoşgörü olmaz sadece çıkar ilişkisi olur.
Osmanlı Katoliklere karşı Ortodoskların yanında olduysa bu sevap kazanmak için değil doğru konumlanmak içindir. Amacım Osmanlı' yı kötülemek değil. Zaten bu devlet politakısı da kötü değildir. Devletlerin yaşadığı  doğal süreçtir. Hoşgörü politakası dahilinde Osmanlı Devleti' nin Müslüman Mısır' ı fethetmesini nasıl açıklayabiliriz?  Devlet başka bir Türk Devleti Karamanoğlu' nu fethettiğinde nasıl mutlu olabiliyoruz? İki durum içinde fetih kelimesini kullandım. Diğer taraftan baktığımızda bunu işgal, yağma, saldırı gibi de tanımlayabiliriz.

Yutdışına çıktığınızda veya ülkemize gelen turistlerle karşılaştığınızda  bir yakınlık oluşur. Bir Yunanlı gördüğünüzde geçmişteki olayları açarak sorgulama yapmayız.  Yunan yemeklerinden konuşursunuz, futbol konuşursunuz, gündemden bahsederseniz. Hatta bir İngilizle karşılaştığınızda genelde haritada Türkiye' nin yerini gösteremezler. Sizce böyle birinin size kin beslemezi mümkün müdür? Umrunda bile değilsiniz. Onlar da bizler gibi diziler, alışveriş, futbol peşinde. Kalkanlarımızı kaldırmanın bizim için bir faydası olmayacaktır. Yabancılaşarak ürkek bir portre çiziyoruz.

Ecnebilere  dost gözüyle bakmak için ilk öğretim yıllarından başlayarak önlemler almalıyız.
Okul gezilerinde ve aile tatillerinde mutlaka yurtdışına gidilmeli. İnternet üzerinden mektup arkadaşlığı olmalı. Tabiki en büyük destek hükümetlerimizden gelmeli. Pasaport çıkarma ücretleri düşürülmeli. Ülkelerle vizeleri kaldırmak için görüşmeler devam etmeli. Hangi parayla yurtdışına çıkacağız diye düşünebilirsiniz. Gelir seviyesi belli bir kesimin altındakiler için sadece internet üzerinden iletişime devam edebilir. Şu anda vizesiz gidilebilecek bir sürü Balkan ülkesi ve komşularımız bulunuyor. Antalya, Bodrum, Çeşme tatilerinin maliyeti kesinlikle bu tatillerden daha yüksek. Otobüsle yapılan turlarla, okullar arası iletişim ile misafirhanelerde yapılacak konaklama maliyeti çok düşürecektir.

İletişim başladıktan sonra,  her Ali' nin  Alan diye bir arkadaşı olduktan sonra dosltuğumuz her geçen dakika pekişecektir. Hükümetler arası sorunlar devam edecektir. Lakin  insan insan olarak önyargısız değerlendirilecektir. Yabncılaşmadan kurtuldaktan sonra gözümüzde büyütme probleminden de uzaklaşarak eşit şartlara erişeceğimize inancım sonsuz.

http://blog.milliyet.com.tr/emirergin2000

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder