21 Ekim 2012 Pazar

ADRENALİN PATLAMASI YAŞAYALIM

TEYAK Yamaç Paraşütü


Herkes cennete gitmek ister fakat hiç ölmek isteyen yok... Diye başlamak çok sert biri giriş olur.Tabiki kimse ölmek istemez. Ama bazılarımız adrenalini severiz. Bazen çılgınca eğleniririz bazen de tirtir titeriz. Dürüst olmak gerekirse yaptığım tüm etkinliklerde çok korktum. Bir daha yapabileceğimi sanmıyorum. Hatta gondola dahi binemem. Özellikle süreklilik arz eden aletlerden nefret ederim. Örneğin gondolda her yukarı çıktığınızda mideniz kalkar. Bunu bilirsiniz ve yine yukarı çıkar aşağı iner. Bir kaç dakika içinde heyecan kalmaz işkence olmaya başlar. Extreme sporlerın çoğunu yaptım. Daha da ileri boyutta olanları var. Ama en azından şu ana  kadar yaşadıklarımı paylaşmak istedim.

Yamaç paraşütü kesinlikle extreme spor değildir. Keyif alırsınız. Önünüzde eğitmen olduğu için onunla diyalog halindesiniz. Bu size güven de aşılar. Tepeden yavaşca havalanırsın ve havada süzülürsün. Kontrol sende manzaranın tadını çıkar! İstanbul' a en yakın yer Tekirdağ' dadır. Gerekli bilgiyi TEYAK ' dan alabilirsiniz.

Dubai' nin çöllerinde safari yapma fırsatım oldu. Araba nerdeyse devrilecekmiş gibi virajları alıyor. Çölde bir noktasınız. Konvoy halinde yola çıkıyorsunuz ve araçta tek değilsiniz. Adrenalin tamamen şöförünüze bağlı. Ne kadar hızlı ve öfkeliyse sizde kızgın çöllerde kartal olursunuz. Şansızlığıma jeepimde çocuk vardı. Ne işi var hala bilmiyorum. Onun mide bulantısı içinde yoluma devam ettim.

Lunapark tarzı yerlerin gelişmişi oyun dünyalarıdır. Londra' daki Thorpe Park bu bakımdan gayet iyi. Her alet için çok sıra beklesiniz de 'saw' için değer. Kemerimi bağladım ve araç rayların üzerinde aniden hızlandı. Yarış arabası hızında bir kalkıştan sonra 180 derece yukarı. Karşında sadece bulutlar. Nereye ne kedar çıkacağını düşünürken tepe araç düzeliyor ve etrafı görüyorsun. İnsanlar küçüçük gözüküyor. Tam bu sırada 180 derecelik aşağı ve son hızla aşağı. Sadece boşluk görüyorsun... En dik raylı sistemlerden biridir.

Denizle arası iyi olanların raftingi extreme spor olarak gördüğünü sanmıyor. Can yelekleriniz var. İstanbul' lular son yıllarda Düzce yakınındaki Melen Çayı' nı hafta sonları rafting için kullanmaya başladı. Parkurun bazı kesimlerinde kayalardan dolayı girdaplar oluşuyor. Buralar heyecanın doruğa çıktığı anlar. Tekneyi eğitmen kullandığı için sizin sadece kürek için verilen komutlara uymanız yeterli. Suya düştüğünüzde veya parkur sonunda atladığınızda tek yapmanız gereken sırt üstü yatmak ve ayak kısmınızı akıntı yönüne doğru döndürmek. İlginç bir şekilde kayalardan sıyrılıyorsunuz.



Benim gözümde Bungee Jumping adrenalinin doruk noktasıdır. Daha üstünün olabileceğini sanmıyorum(uçaktan paraşütle atlama hariç). Çubuklu Hayal kahvesinin yanında atlayış yaptım. Aşağıdayken yukarı çok yüksek gelmedi. Bir dahaki atlayışımın  daha yüksek bir yerden olmasını ümit ettim. Yukarı çıkarken biraz heyecanlandım. Aşağıdaki herşey biraz daha küçülüyordu. Yanımdaki görevliye ' Ne yapmam gerek' dediğimde. Hiç birşey sakin ol ve manzaranın tadını çıkar diyerek arkamızdaki Boğaz' ı gösterdi. O an pişmanlık başladı. Sırada bekleyenler olmasa indir beni diyeceğim. Daha önce soğuktan  titremiştim fakat hayatımda ilk kez korkudan titredim. Tek düşüncem atlayım da bitsin oldu. Daha doğrusu düşünmemeye çalıştım. Beyinsiz bir insan gibi kendimi bıraktım. Boşluğa düşmek... Nereye kadar düşeceğini bilmiyorsun. İp bitiyor ve pinpon topu gibi yukarı sekiyorsun, bir daha  ve bir daha. En son kasaptaki koyunlar gibi mindere doğru indiğimde bir daha asla atlamayıcağımı  anladım. Zor olan boşluğa atlamak. Daha sonrası g-ball gibi. G- Ball' un farkı kafesinin içindesin ve sapan gibi  seni yukarı atıyor. Ama düşüş hali birebir aynı. Seke seke duruyorsun.

Bunlara benzer bir makina Birghton Pier' de var. Booster denen alette tek kişilik kabinin içinde hem yukarıdan aşağıda dönüyorsunuz hem de yükselerek alçalıyorsunuz. Yukarı çıktığınızda ters dönerseniz aşağıdaki insanları görürsünüz.  Brighton İngiltere' nin güneyinde olduğu için bir tarafınızda uçsuz bucaksız bir okyanus diğer tarafınız Brighton merkezdir. Hatta dikkat ederseniz Brighton Pavilion' u ayırt edebilirsiniz. Yere düştüğünüzde yüzüstü çakılacağınız hissi paniklemenize sebep oluyor.

Hız tutkunu herkes mutlaka Ferrari hayranıdır. Gaza bastığınız heyecan doruğa çıkar diye düşünürsünüz. Size tavsiyem sakın  pistlerde 3 turluk araç kullanımlarına katılmayın. Pist küçük ve kulelerle viraj eklenir. Ferrariyi' de otomatik viteste kullandırdıklarından dolayı gaza basmanızla yükselen sesi birkaç saniye dinledikten sonra frene basmanız gerekiyor. Tam bir hayal kırıklığı...

Şinokelle dalış yapmak, yelkenliden atlamak, derin sularda yüzmek, aqua parkta yuvarlanmak dalış yapmaya benzemez. Adnan Menderes' in yargıldanığı Yassı Ada İstanbulluların dalış yapması için uygun. Adada yerleşim yok. Bir dönem askeriye ve sualtı fakültesi olarak kullanılmış. Şu an elektrik dahi yok. Terkedilmiş binalar tam fotoğraf tutkunları için. Sahildeki 6-7 katlı binanın manzarası çok güzel. Adanın su altı güzelliklerini Ege ve Akdenizle kıyaslamamak gerekli. Yine de suyun altında dolaşmak, nefes alabilmek bana keyif verdi.
Derine indikçe artan basınç ürkütüyor.

Su sporları içerisinde muz ve hamburger gibi batmayan bir nesneye oturarak yaptıklarınız sizi kısmen heyecanlandırır. Gerçekten adrenalin istiyorsanız yamaç paraşütü benzeri  parasalingi tavsiye ederim. Bodrum' da tekneyle açıldım. İpi yavaş yavaş sarkıttılar. Kendimi bir anda gökyüzünde buldum. Bodrumun muhteşem koyları ayaklarınızın altında. Sizi havada tutan iki yanınızda duran iki klips hayatınızın pamuk ipliğine bağlı olduğunun göstergesi. Eğer rüzgar da varsa heran paraşüte dolanacağımı düşündüm. Olsun suya düşücem diye düşünreken denize baktığımda inşallah düşmem diye kendi kendime diyaloglar yaşadım. Tüm gezimin 5 saniyesi ya düşersem ardınaki 5 saniyeyse manzara çok güzel diyerek devam etti.

Bunların yanında go kart, paintball , atv ve kayak eğlence olarak kalıyor. Gerçi kayak öğrenmek bana zor geldi. Onun için pisten aşağı kaymanın zevkini tadamadım. Ama ayaklarınız yere bastığında heyecan azalır ve rütin işlemler gerçekleşir. Sonuç olarak hepsi güvenliydi ve bir sorun yaşamadım. Halı sahada maç yaparken dahi sakatlanma oranı daha yüksek. Önemli bir ayrıntı var. Hali sahada en çok kolun kırır veya bacağın kanar. Bunlarda maalesef kurtulmanız mucizelere kalıyor. Çok korkan biri olarak herkesin hayatında 'bir kere' leri olmalı derim. Kendiniz bebek gibi hisediyorsanız. Yeni doğanlar ilk defa karşılaştıkları durumdan endişe duyarlar. Onları tek rahatlatan annelerinin yanında olması ve rahat tavırlarıdır. İşte sizin de anneniz eğitmeniz oluyor. Sonrası şansınıza kalmış. Ama tekseniz...












Hiç yorum yok:

Yorum Gönder